Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
• 50* C^ûineM^û/cııiıı^a^iSsas/a^e tiğim halde, o hadisten başka bir hükme varırsam, beni hangi gökyüzü gölgelendirir, hangi yeryüzü beni ta şır.", îmam-ı Mâlik (r.a): "Sünnetler Nuh'un gemisidir. Kim o gemiye binerse kurtulur. Kim binmezse boğu lur.", buyurarak sünnete nasıl önem verdiklerini açık bir şekilde ortaya koymuşlardır. İmam-ı Mâlik (r.a), Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.)'e çok büyük hürmet ve muhabbet beslerdi. Me- dine-i Münevvere içinde daima yaya yürür, hiçbir vakit hayvana binmezdi. Halbuki büyük bir servete malikti, kapısında birçok kıymetli binek hayvanları bulunurdu. Birgün İmam Şafiî, bunun sebebini sorduğunda şöyle cevap verir. "Bir mübarek belde ki, onun toprakları içinde Fahr-i Kâinât (s.a.v^ın muhterem cism-i saâdetleri medfun bulunmaktadır, ben orada nasıl olur da hayvana binebi lirim?" İmam Mâlik Hazretleri, hadis-i şerif rivayet edeceği zaman ab dest alır, gusleder, temiz elbise giyinir, güzel kokular sürünür, saçına sakalına intizam verir, vakar ve heybetle yerine oturur, hiçbir şey ile meşgul olmaksızın kemal-i tazim ile hadis-i şerifi rivayete başlardı. İmam Ahmed bin Hanbel (r.h.a.)'in: "Kim Rasûlul- lah (s.a.v)'ın hadisini reddederse, o kimsenin helak ol masına ramak kalmıştır." sözünde ve yukarda geçtiği üzere mezhep imamlarımızın ifadelerinde, İslam'ın ikinci kaynağı olan sünnete riayetlerini müşahade et mekteyiz. Efendimiz (s.a.v.)'i sevmek bizim necâtımızdır. "Siz den biriniz ben kendisine kendi canından daha sevgili olmadıkça iman etmiş (kâmil iman sahibi) olmaz.", "Kim beni severse, o kimse cennette benimle beraber dir." buyrulmuştur.

