Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
96 Kenzü’l -İrfan Fî Ehâdis-i Nebiyyi’r-Rahmân 111. BAB: RİYA HAKKINDA 814. “Şehvet-i hafiye” [gizli şehvet] den hazer ediniz [sakınınız]. Me sela bir âlimin, nâsın rağbet ve ikbalini arzu edip, başına toplanmasını sev diği gibi. ■ 815. Halka karşı zühd ü takva ibraz [Halka zâhid ve muttaki görün mek] için, libas-ı sûfiye [mutasavvıf kıyafeti;] ve yahut mütemevvil [varlıklı] görünmek üzre elbise-i fâhire [pahalı kıyafet] iksasıyla [giy mekle] hâsıl olacak şöhretlerden hazer ediniz [sakınınız]. 816. Tahkîken, Cenab-ı Allah riyakârların, bi-lâ-azap cennete duhûlünü [azap çekmeden cennete girmelerini] haram buyurmuştur. 817. Şehvet-i hafiye ile riya; şirk-i asğardır [küçük şirktir]. Riya, nâsa göstermek üzere yapılan ibadete; şehvet-i hafiye ise, nâsın hüsn-i zannını kazanmak maksadıyla; taklîl-i taâm [az yemek], terk-i kelam [az konuş mak] gibi şeylere itlâk olunur [denir], 818. Bir kimse nâsa göstermek maksadıyla amel ve ibadette bulunursa; tahkîken, merahim-i celile-i ilâhiyeden [Allah’ın yüce rahmetinden] mahrum olur. 819. Nâsın ziyade müstehıkk-ı azab olanları [İnsanların en çok azabı hak edenleri,] şol bir kimsedir ki, kendini âleme iyi gösterir; halbuki ha kikatte hayırdan behresizdir [nasibi yoktur], 112.BAB: ÇEŞİTLİ HADİSLER 82O.Cenab-ı Allah din-i İslâmî, bir racul-i fâctr [açıktan günah işleyen bir kimse] ile de te’yîd eder [destekler], Racul-i fâcir [açıktan günah İşleyen kimse], ilmiyle âmil olmayan âlime de şâmildir, [İlmiyle amel etmeyen alimi de içine alır. Yani o da tacirlerden olur.] 821.Muamelât-ı dünyeviyeyi [Dünya işlerini] tamamıyla öğrenip de, umûr-i âhirete câhil kalanlara [Dini hükümleri öğrenmeyenlere] Cenab-ı Hak buğz eder.

