Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
83 Allâh Rasulü'nün Hadislerindeki İrfân Hâzineleri 680. Cenazeyi teşyi1 eden [götüren] kimse, tabutun her bir koluna girip, birkaç hatve [adım] götürmeli. 681. Ömrünü ibadetle geçirip vefat edenleri, Cenab-ı Hak hayırla ihya buyuracağı [dirilteceği] gibi; vakitlerini ma‘âsî ve menâhî [günah ve isyan] ile imrâr eyleyenleri [geçirenleri] dahi, amelleri ile mütenasip bir surette ba‘s eyler [diriltir], 682. Mevt-i mufacee, yani keyfsiz olmaksızın birden bire vefat etmek; redd-i mezâlim [hak sahiplerine zulmen alman mallarını iade et mek] ve vasiyet gibi mukaddimât-i saadeti ikmal etmiş olan sulehâ [vasi yette bulunmak gibi mutluluğun ön hazırlıklarım getirmiş olan Salihler] için, sebeb-İ rahat ve fusekâ için dahi alâmet-i gazabtır.[Âni Ölüm, kendisinde hakkı olanlarla helalleşmiş, vasiyetini yazmış salih kimseler için rahatlık; fâsıklar için ise gazaptır.] 683. Cenaze hazır olunca, vaktini te’hir etmeyiniz [geçiktirmeyiniz]; lâkin namaz kılanlar yüze yahut kırka bâliğ olmak İçin zararsız te’hir [geciktirme] müstesnadır, 684. Tezyîd-i ibadet [Çok ibadet etmek,] nimet-i hayata [hayat nime tine] mütevakkıf [bağlı] olduğundan; mevt [ölüm] ile, o nimetin zevalini [elinden çıkmasını] temenni etmeyiniz, demektir. 685. Salâh-ı hal ile [salih bir kimse olarak] vefat edenler, mesrûren [sevinerek] dirileceği gibi; eliyâzu-billah [Allah korusun] isyan ve tuğ yan içinde vefat edenlerde me’yûsen [ümitsiz bir halde] dirilecektir. 686.Mevti tezekkür [ölümü hatırlamak], yani dünyada misafir oldu ğunu ve karıben [yakın zamanda] cemaat-i emvâta iltihak edeceğini [ölüler arasına karışacağını] tefekkür sadakadır. 687. Hakikatte haneniz kabir olduğunu tahattür eylemek [hatıra getir mek,] sizi a‘mâl-i sâlihaya [güzel işlere] teşvik ile cennete karîb [yakın] eyler, demektir.

