Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ali Ramazan Dinç 13 savunan haklının yanında olandır." Bu kişi takvasıyla, ihlasıyla, ihsanıyla payidardır (Tevbe, 36-123; Araf, 128; Casiye, 19). Okunan evrad ü ezkârın âlem-i emr ve âlem-i halkta zahir olması -gül yaprağının her noktasında gül ol duğu gibi- vücudun her zerresinde zikrin husûlü, insanı insan eder, onu geliş gayesini idrak eden mü'min-i kâmil kılar. İmam-ı Gazzali emri; sadrımızda, sol memenin altın da bulunan yeri kalb, sağ memenin altında olan yeri ruh, kalbin üstünü sır, rûhun üstünde bulunan kısmı hafi, tam ortasında olan yeri ahfa olarak tarif eder. Halk ise; nef^s, zikr-i küll, su, hava, ateş, topraktır buyurur. Bu on letai- fin zikrine seyr ü sülük derler. Mürşid-i Kâmil ise bunların dozajmı ayarlayandır. Bu zikirlerle vücut binasında rûhu hâkim kılıp nefsi esir etmeye çalışırlar. Çünkü rahmetli Selçuk Eraydın Bey'in belirttiği gibi: "Ruhunu rehin verip nefsiyle yaşayan hayvandır." Tasavvuf da rûhu bedene hâkim kılma mücadelesidir. Derslerimiz, içimizi-dışımızı, maddî-mânevî kirlerden temizleyip, güzel ahlâka ererek, cihanın sulhunu, bütün hayatımızın İslam'la barışmasını sağlamak için vardır.

