Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
106 Kemâle Dâir Sohbetler tur. Kur'an-ı Mubîn'i biz, kalbî hâlimize göre anlarız. Kur'an-ı Kerim'in muhatabı insan, olduğuna göre, gâyesi insanı saâdete eriştirmektir. Her umdesi salahımızı te min eder. Abdestin, derindeki kılcal damarların toplanıp tek rar eski hâline gelmesini sağlayarak vücuda fayda temin ettiğini, kan durgunluklarını ortadan kaldırdığını, alyu varların çoğalmasını sağladığını, gusülün de soğuğa karşı vücudun direncini artırarak, soğuk algınlığını önlediğini günümüzde ilim adamları belirtmektedir. Tedavide, bulaşıcı hastalıklardan kurtulmada, bes lenmede v.s. Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i ŞerifTerde birçok izahlar vardır. İran padişahlarından birinin mahir bir ta bibi vardı. Peygamberimiz (s.a.v.) ve tâbilerinden hiçbir fert doktora gelmedi. Tabib sebebini sordu. Peygamber (s.a.v.): "Benim ashabımın âdetleri, iştahları olmadan ye mezler. İştahlan varken de doymadan kalkarlar." buyur dular. Bunun üzerine hekim: "İşte bu sıhhatin esasıdır." dedi (Musahabe 4, Sami Ramazanoğlu). Harun Reşid'in Hristiyan fakat çok mâhir bir doktoru vardı. Bu doktor bir âlime: "Sizin kitabınız da tıp ilmine dair ne var?" deyin ce âlim: "Allah (c.c.) bütün tıp kitaplarındaki bilgileri bir âyetin yarısında toplamıştır: "Yiyin, için israf etmeyin." (Araf, 31) buyurmuştur." der. Doktor Peygamberinizden bir söz var mı? deyince âlim: "Peygamber (s.a.v.): "İnsa noğlu karnından daha kötü bir kap doldurmamıştır. Ade- moğluna, onu ayakta tutmak için bir kaç lokma yeter." buyurmuştur der (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV/132; Tirmizi, Sünen, Zühd, 47) Hristiyan doktor, bunları du yunca: "Kitabmız da, Peygamberiniz de (s.a.v.) âli nasa tıp bırakmamıştır." der (Mehârinutte'vil, 7/ 2664). Böyle bir muazzam Kitab-ı Azîm'in hakkında biz âciz kula söz düşmez. Kelâm yine onun: "Biz o Kitapta hiç birşeyi ih mal etmedik" (En'am, 38). "Biz sana herşeyi açıklayıcı ki tabı indirdik" (Nahl, 89).

