Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
98 Kemâle Dâir Sohbetler Takva, ihlas ve ihsan ölçüleri içerisinde eda edilen sâlih ameller başarıya ulaştırır bizleri. Hesap ve kitap üzerine yapılan işler, süte su karıştırmak misâli olur. İstanbul Nakşî Meşâyihinden Ali Haydar Efendi (k.s.)'yi ziyaretlerinde Hacı Haşan Efendimiz (k.s.) Beyyine Sûresi'nin beşinci âyetini okur: "Onlara ancak, dini yalnız O'na has kılarak ve hanifler (Bir Allah'a inanan) olarak Allah'a kulluk etme leri, namaz kılmaları ve zekat vermeleri emrolunmuştur. Sağlam din de budur." Bunun üzerine, 116 yaşında olan ve dört mezhebe göre fetva vermeye dirayeti olan Üstad Ali Haydar Efendi (k.s.) ise: "Bir kap dolusu kan (necaset) gelse yenmez. İbadetlerin içine de riya, kibir, süm'a gibi şeytan necaseti girse kabul olmaz." buyururlar. İnsanları Hakk'a davet eden kişilerin özelliklerini Rab- bimiz (c.c.) Fussilet Sûresi'nin' otuz üçüncü âyetinde sıra larken: "Salih amel yapan (Kur'an-ı Kerim'e uygun bir ya şayışı tercih eden)." diye tanımlayarak, ucuz davetçi, ucuz kahraman, amelsiz, taatsiz kimse taat de yapsa maksatlı bir makam ve riyaset hırsıyla çalıştığından buna mukabil amellerinin boşa çıkacağı vurgulanmaktadır. Savundu ğumuz davaya uygun yaşayış biçimini tercih etmedikçe, nefsimizi ıslah edip gönlümüzü arındırmadıkça muvaffak olmamız hayaldir. Başarımız: "Bizim uğrumuzda cihad edenlere bütün yollarımızı gösteririz. Muhakkak Allah iyi davrananlarla beraberdir." (Ankebut, 69) âyetini yaşama ya bağlıdır.

