Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
80 Kemâle Dâir Sohbetler yapılmasını sağlamıştı. Günümüzde akıl-fikir veren çok ama söylediklerini gerçekleştiren insanlar gayet azınlıkta. Oysa Ashâb-ı Kiram Allah rızası için çalışmanm sözünü etmekten öte canlarını ve de mallarım bu uğurda feda ederlerdi. Umre yolculuğumuzda Bosna Hersek'teki drama ağ layan bir hocaefendiye: "Acaba bu seneki umre masraf larınızı namusları ayaklar altında ezilen kardeşlerimize ayırsaydık olmaz mıydı?" dediğimizde yaşlı hocaefendi sükût edivermişti. İstanbul sokaklarmda bir zamanlar bir afiş vardı: "Harcamalar umreye değil Bosna'ya." Nafile bir hacca niyet etmiştik. Nasip olmayınca parasım hayırlı bir hizmete aktaralım diyen kardeşimiz mühim bir yarayı sar mıştı. İmam-ı Gazali'nin de aktardığı gibi, hacc ibadetine hazırlanan fakat çoluk-çocuğu sefil bir ailenin ızdırâbına dayanamayıp parasını bu insanlara veren muhterem bir zât o mevsim bütün hacılarm hacclarmın kabûlüne vesile olmuştur. Eli tesbihli kardeşlerim, teşbih atımızın yanında asıl vazifelerimizi yerine getirelim. Namaz kılarken ayakları şi şen, infak ederek varım yoğunu sarfeden iki cihan güneşi, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in ümmetiyiz biz. Gelin hiç değilse piknik masraflarımızı hayır ve hasenet yoluna sarfedelim. Kıralım üzerimizdeki zincirleri. Bilelim ki ağlamaklı ifade lerle mü'minlerin yaraları sarılmaz. Unutmayalım, Rabbimiz Cuma Sûresi'nde, kendileri ne Tevrat verilen ve onun içindekileri yaşamakla mükellef kılınan sonra da onunla amel etmeyen Yahudilerin duru munu büyük kitaplar taşıyan merkeplerin durumuna ben zetir. Fahreddin Râzi ve Hâzin bu âyeti şöyle tefsir eder: "Bu âyet-i celile her ne kadar tevratla amel etmeyen Yahudi kavmini zemmediyorsa da, aslında kendi kitabım okuyup amel etmeyenleri de ikaz etmektedir." Peygamberimiz (s.a.v.) de: "Alimler dışında bütün insanlar helak oldu. Bu

