Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
78 Kemâle Dâir Sohbetler hayran kalanlara: "Babam! Medresesi arş-ı âzam, hocası fahri âlem olana kim güç yetirebilir?" buyuruyordu. İbrahim Eken Hoca anlatmıştı. Bir bayram ziyaretin de Mahmut Sami Ramazanoğlu Üstadımız (k.s.) cemaate veli menkıbelerinden anlatırken Hocaefendi teşrif ettiğin de sohbetin seyri değişir, mevzular anlaşılmaz olur. Soh beti müteakip cemaat Hocaefendiye: "Siz gelmeden önce ne güzel menkıbeler dinliyorduk. Siz gelince hiç bir şey anlayamaz olduk." deyince Hocaefendi duygulanarak, bütün kalbî samimiyetiyle: "Bağdat'ta okuduğum kırk beş kitabın özetini kırk beş dakikalık sohbetinde Üstadı mız sundular." der. Hâlbuki Üstadımız Hukuk Fakülte si mezunudur. Cenâb-ı Hakk ilim lütfetmediği kimseye velayet makammı da vermez. İmam Malik (r.a.): "İlimsiz tasavvufa dalmak zındıklık, tasavvufsuz ilme dalmak ise fasıklıktır. İkisinin birleşmesinden hakikat doğar," buyu ruyor. İçinde yaşadığımız dünyayı anlamada sadece kuru bilgi yeterli değildir. Şeytan'ın da âlim olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Yeryüzünde tarih boyunca varolmuş Bel'am'lann ilmi de az değildi. "Niçin yapmadıklarınızı söylüyorsunuz?" âyeti kerimesi çok ağır bir ifadedir.Ame li terkedip sözle yetinmek, münafıklık alametidir. Gerçek manada ilim sahibi olmak birçok âyeti celilede de anlatıl dığı üzere bildiklerini yaşamakla olur. Gecelerini taatle süsleyen insanlar Ashâb'm yolunu kolay izlerler. Onlar ki mâlumâtından ziyade ma'mulâtı çok olan kimselerdir. Şâh'ı Nakşbendimizin ifadesiyle: "Tasavvuf, Peygamberimiz (s.a.v.) ve Ashâb-ı Kiram'ın yolunu izle mektedir. Şeriat, Peygamberimiz (s.a.v.)'in sözleriyle, tari kat de yaşayışlandır." Cenâb-ı Hakk cümlemizi bildikleri mizi yaşamaya muvaffak kılsın.

