Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
72 Kemâle Dâir Sohbetler (k.s.)'ın hastanesi sıhhatlileri değil hastaları daha çok ka bul ediyordu. İdrakli ve ferasetliydiler. Bahçelerin arasın da şarkı söyleyen bir gence yaptığı: "Ali! Yavrum o yanık yanık türkülerin duyulmuyor." iltifatı ile söz konusu kar deşimiz Efendimiz (k.s.)'in en büyük bağlısı olmuştu. En şerefli mahluk olan insanı seviyor, Hakk'a sevdiriyordu. Habib-i Kibriya (s.a.v.): "En sevgili kul, Mevla'ya kulları nı sevdirendir." buyurmuyor mu? Esad-ı Erbili (k.s.) hâşâ: "Dinsiz, kafir herkesi ıslah ediyormuş, beni de ıslahetsin." diyen bir inatkâra abdest al deyince inatkâr: "Alalım ba kalım." der. "Gözlerini yum." buyurunca: "Yumalım ba kalım." der. Esad-ı Erbili (k.s.) de gözlerini yumup tevec cüh buyurunca: "Ya Rab canımı al, Ya Rab ruhumu al." diye feryad eder. Kendisine niçin böyle dediğini soranlara: "Öyle mânevî zevke eriştim ki o anda ölmeyi istedim." der. Sayacağımız örnekler çok bu konuda. "Gel, gel, ne olursan ol yine gel." diyen Mevlana Celâleddin (k.s.) içki içeni, her türlü kusurun içinde olanla rı, Cenâb'ı Hakk'a döndürmek için bağrını açmıştı. Mânevî tedavi ve sosyal yardım yerleri olan dergâhlar ve mürşid- ler, halkla bütünleşmişlerdir. Latifeli bir tarzda Hacı Haşan Efendi (k.s.) yaşlılara: "Siz artık içki, kumar şurda dursun zerre kadar bir haksızlığa dahi meyletmezsiniz, müsade edin de nefsinin, şehvetinin, kötü duygularmın esiri evlat larımızın biiznillah irşâdıyla, ıslahıyla meşgul olalım, sîz ler artık emeklisiniz." buyururlardı. Taat ehlinden ziyade isyan yuvalanndakilerini kurtarmaya çalıştıklarını her za man görürdük. Ürgüp'ün bir köyünde hayvani duyguları- nm esiri 16 yaşında bir genç: "Efendim! Sîzler beş vaktine beş daha katan bu yaşlıları mı yoksa bizim gibi serkeşle ri mi ıslaha geldiniz?" deyince Efendimiz (k.s.): "Elbette evladım sîzler için geldik." buyurur, onların ve biiznillah bizlerin irşadını temin ederler. Seyyid Nur Muhammed Bedvani (k.s.)'nin (V. 1135) müridleri bir sarhoşun dükkanını taşlayınca: "Eyvah! Siz

