Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
10 Kemâle Dâir Sohbetler cede ışık çakan, kişi gibidir. Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şe riflerin delaletiyle yolumuzu aydınlatırlar. Cüneyd (k.s.): "Sûfi, bir elinde Kur'an diğer elinde sünnet şûlesiyle yol alır." buyurur. Abdul Vehab Şarani (k.s.): "Sakın ola. ki, Kur'an'ın ve Sünnet'in ruhuna uymayan bir yola sûfiyenin yolu demeyesin! Kur'an'ın ve Sünnet'in kabul etmediği yol küfür yoludur. Bizim yolumuz ise tamamen Ahlak-ı Muhammediye'yi yaşamak ve bütün hayatımızı Kur'an'ın emirlerine ve Rasûlullah (s.a.v.)'ın sünnetlerine göre tanzim etmektir." der. Maddî bünyemizin ıslahı için doktora müracaat et tiğimiz gibi, rûhi ve manevî bünyemizin şifaya ka vuşması için de Ehlullah'ın Kur'an-ı Kerim ve Sünneti Muhammediye'den elde ettiği devaya müracatımız gerek lidir (İsra, 82). Şarani, Meşariku'l-Envari'l-Kürsiyye adlı eserinde: "İnsanın Allah'ın huzurunda, kurtulmasına vesi le olacak bir Mürşid-i Kâmil'e intisabı zaruridir. Ehl-i tarik bu hususta icma ve ittifak etmişlerdir." buyurur. Şeyh Ebû Ali ed-Dekkak (k.s.): "Kendi başına biten ağacın meyve si olmaz. Sünnetullah, herşeyi bir sebebe bağlamak üzere câridir. Nasıl ki baba ve ana olmadan çocuk dünyaya gel miyorsa, bir Mürşid-i Kâmil'in terbiyesine girmeden yeni bir âleme doğuş da mümkün değildir." der. Kur'an ve Sünnet eczanesinden takdim edilen ilâçları bize bir mahalle mescidinin imamı, bir vâiz veya vilâyet müftüsü de tarif edebilir. İbrahim ed-Desûki (k.s.)'nin: "Sizin bizden alacağınız bir kağıt parçası değildir. Eğer böyle ise bizim size ihtiyacımız yoktur." buyurduğu gibi bu vazifeleri biraz malumatı olan kişiler de verebilir. Asıl olan bu evrad ve ezkârla Hakk'a vasıl olmak, Mevlâ'mız'ın muhabbetine ve rızasına kavuşmaktır (Mâide, 54; Fecr, 27-30; Beyyine, 8), Ders aldığımız Mürşid-i Kâmil'in de laletiyle vuslata ermektir. Vuslat, muhabbet-i Mevlâ ve rıza-ı İlâhîdir. Kitabu'r-Rima'nm 13. faslında: "Kişi, bü tün ilimleri kendisinde toplasa, ins ü cirmin ameli kadar

