Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
54 Kemâle Dâir Sohbetler ’ Bu edeplerden mahrum bir mihrab ustasına Cuma namazını meteâkip Üstadımız: "İşin olsun, kolay gelsin evladım!" buyurdular. İşte ne olduysa o anda oldu. Us tanın rûhu daralmış, öfkeli, sinirinden çatlayacak bir hâle bürünmüştü. Çalıştığı yere telefon açıp yalvarıyordu: "Ne olur beni kurtarın!" diyordu. "Oğlum eza mı görüyor sun?" diye sorulunca: "Hayır, aksine iltifat ediliyor ama ben ölecek gibiyim!" cevabmı veriyordu. Ve bir tek taş bile koymadan geriye dönmek zorunda kaldı. Rabbimiz bu mescidin yapımında abdestsız çalışan ustaya bir taş bile koydurmadı. Zâten eskiden bağ olan mescidin yerinde, sahipleri birçok hâller görürlerdi. Rüyalarında suların fışkırdığını, nurların yağdığını müşahede etmişlerdi. Yine Sâmi Rama- zanoğlu (k.s.) da mânen teşvik ederek: "Camii çok güzel ama şu göğüslerdeki altıgen işaretler iyi düşmemiş Hasan Efendi!" buyururlar. Derhâl Caminin kubbe göğüslerinde ki altıgen, üçe indirildi. Caminin açılışında yaşanan hâlleri anlatmak ise mümkün değildir. Hemen her yerden iştirak eden âşık mü'minlerin coş kusu görülmeye değerdi. Mehmet Emin Ay'ın: "Cemâlinle ferahnâk et ki yandım Yâ Rasûlallâh! Hoş geldin Ya Rasûlallâh." sadâsımn işitilmesiyile cemaatin coşkusu, feryad u figâna dönüşmüştü. Kendilerinden geçip cezbe-i İlâhî ile kendisini sağa-sola çarpanlardan tutun da baygın lık geçirenlere kadar daha neler neler... Kardeşlerimizden birisi mânâ âleminde Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in mescid-i saadetlerine eklenmiş olarak küçük bir yer görür. Burası nedir diye sorduklarında: "Ka lender Camii'nin yeri." derler. Edeple, erkânla gelenler bu tad ve lezzeti duyduklarını, sanki Ravza-i Pâk-i Nebi'de namaz kılıyormuş gibi zevk aldıklarını söylüyorlardı. Hamburg'da bir evde "Kalender Camii'nin büyütülm üş fotoğrafını gördüm. Hoşuma gitti. O esnada şunu naklet- mişlerdi: Bir kız çocuğu Camii'nin fotağrafına baka baka

