Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
50 Kemâle Dâir Sohbetler tük. Hocaefendi: "Siz çorbayı değil, gönlümü karıştırdınız Efendim," demişti. Allah ü Teâlâ'nın izni ile Üstadımız'ın gözlerinden hiçbirşey kaçmazdı. Gönüllerden ne geçerse O'na haber verilirdi. Akşama doğru ziyaretlerine gelen bir misafire, ikindi sonu biraz istirahat ettiklerini söyleyince, misafir gönlünden o vakitte yatmanın mekruh olduğunu geçirmiş olacak ki: "Evladım, biz rahatsızız." buyurmuşlardı. Sohbet odaları üzüm çubuklarıyla örtülü olan balkona bakardı. Oturduğu yerden: "Şu üzümler bize nasip olur mu?" diye gönlünden geçiren ziyaretçiye dönerek: "Biz, zâten bu üzümleri sizin için bekletiyoruz, kardeşimize üzüm getirin." buyurmuşlardı. Hacı Haşan Efendimiz (k.s.) sık sık, gönüllerimiize sahip olmamızı öğütler, kardeşler arasmda ihtilafın olma masını tavsiye ederlerdi. Buna göre kardeşler, saatin çalış masını temin eden çarklar gibidir. Çarkın dişlerinden biri kırılsa saat çalışmaz. İhvan (Allah için kardeş olanlar)'dan biri böyle şerî emirlere riayetsizlikle bozulursa, füyuzât-ı İlahîyye çarkı dönüp, gönüller zikrullah ile çalışmaz, gaf let kaplar kalpleri. İçimizdeki gaflet, mürşid-i kâmilden aldığımız dersler şöyle dursun namazlarımıza bile sirâyet eder. Bir insan sabah cemaate katılmaz, sohbete gelmez ise buz gibi olur. Esad-ı Erbili Efendimiz (k.s.)'in bildirdiğine göre gaf let hâli üç sebeple hâsıl olur: 1. Şerî emirlere, edeblere riayetsizlik; faizle mua mele, yalan, gıybet, dedikodu, banyoda göbek ile diz kapağı arasını örtmeme, yatma hâlinde edebe riâyetsizlik gibi davranışlar. 2. Islahı için hariç, gönüllü olarak; gafil, kalbi isyanla siyahlaşan insanlarla oturup kalkmak, gülüp eğ lenmek. 3. Dünyanın israf kabilinden olan süsüne itibar etmek.

