Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
134 Kemâle Dâir Sohbetler koyulurlar. Adam da onları ateşten uzaklaştırmaya çalışır. Ben ateşe düşmeyesiniz diye eteklerinizden yakalamışım, siz ise elimden kurtulmaya uğraşıyorsunuz." misalini ve riyorlar. Küfürden insanları kurtarıp imana getirmek için gösterdiği gayreti Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle anlatır lar: "Allah yolunda bana yapılan eziyet hiç kimseye ya pılmamıştır. Öyle bir otuz gün-otuz gece geçirdim ki, ne benim yiyecek bir şeyim, ne de Bilal (r.a.)'in yiyecek bir şeyi vardı." "Ey insanlar! Allah'tan başka ilah yoktur deyin, kur tulursunuz." deyince kâfirlerden bir kısmı O'na hakaret ediyor, bazısı O'na taş-toprak atıyor, bir kısmı da küfredi yordu. Öğleye kadar böyle devam ettiler. Sonra Rasûlulluh (s.a.v.)'ın kızı Zeynep su ile geldi. Babasının yüzünü yı kadı. Peygamberimiz (s.a.v.): "Yavrucuğum! Babanın zelil olacağından korkma." buyurdu. Acaba biz kimi imana, İslâm'a çağırıp, ıslaha çalışırken böyle bir zahmet çektik? İnsanlığın İslâm'la saadete ermesi için ne kadar gayret gösterdi k? Yurt dışında en büyük endişeyi çocuklarımız için duy duk. Almanya'da kileselere götürülüp Hristiyan ilahileri öğretilen, papazların eliyle "kutsal ekmek" yedirilen yav- rulanmız var. Türklere yönelik propagandalar, para ve tehditlerle Hristiyanlaşhrmalar. Bunlar yetmiyormuş gibi ülkemizde de toplumun yaşama şartları acımasızca daral tılıp ülkenin imkanları mutlu azınlığa aktarılmakta. Bulga ristan, Yunanistan ve Bosna- Hersek'te yok edilen binlerce câmiye karşılık kiliselerin inşâsı ve ihyâsını hep birlikte görüyoruz. Ne kadar kilise ihya ederseniz edin, her yıl en az yirmi kilise kapanıyor, binlerce cami yapılıyor. Putpe restlik hâline getirilen bu dinin bize vereceği bir mesaj yok. Biz, Müslümanlığımızdan asla taviz vermeden imanın iz zetiyle İslâm'ı tebliğe koyulmalıyız. Başta kendimizi ıslah etmeye çalışmalı, yavrularımızın yetişmesinde en önemli

