Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Yusuf'un Kokusu Z ulmün, işkencenin, her türlü baskının insanların üze rine umutsuzluk perdesi ördüğü dönemlerde müjde gelmiştir âdemoğluna. Namaz kılarken boğulmak istenen, mübarek bedenlerine necaset atılan, taşlarla kovalanan Peygamberimiz (s.a.v.)'e, ayaklarından ipler takılıp kızgın çöllerde sürüklenen, ateşler üzerine yatırılan, İlahî mesajı okuduklarında Ebû Cehiller tarafından kulakları kanatı lan kutlu yolun sevdalıları Ashâb'a, sıkıntıların sonunda hep saadet dönemleri müjdelenmiştir. Yemek şöyle dursun, bir kuru hurmayı dahi bulama yan, açlıktan karınlarına=taş bağlayan Ashâb-ı Güzin'e, Hendek muharebesinde Kisra'run sarayının, Rum ülke sinin, Sân'a diyarının müjdesini veriyordu mü'minlerin Habib-i Kibriya'sı (s.a.v.). . Yurtlarını ve mallarım rızâyı bari uğrunda geride bı rakarak hicrete zorlanan: "Fetih ne zaman?" diye yakaran mücâhidâna İlahî mesaj Cibril-i Emin vasıtasıyla şu şekil de iniyordu semâdan:

