Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
128 Kemâle Dâir Sohbetler her hocanın, her şeyhin peşine gitmiyor. Artık hocaları, vaizleri sorguluyorlar. Sütten fazla içki tüketilen, nikahsız birleşmeyi teşvik eden, genelevini zaruret kabul eden, her türlü pisliğe fetva veren bu zihniyete artık gençlik itibar etmiyor. Namazı, sadece bedenen kıbleye dönüp rükû ve ta- hiyyatla tamamlayanları, sadece orucu, haccı ve zekatı anlatanları da çok iyi tanıyor insanımız. "Onların kıldık ları namaz ancak kendilerini Allah'tan (c.c.) uzaklaştırır." Hadis-i Şerif-i, Müslümanları bedenlerinin yanında bütün varlıklarıyla o yüce makama yöneltiyor. Onsuz namazın olmadığı Fatiha'da belirttildiği üzere, Rabbimiz'in Yahudi ve Hristiyanlar'ın yörüngesine girmememizi emrettiğini artık hepsi çok iyi biliyor. Hacc taâtinin, ibadi yönden ağırlıkta olduğunu gençle rimiz çok iyi biliyor. Altı-yedi ülkenin bir araya gelmesine AGÎK deniyor da Arafat'ta 46 ülkenin bir araya gelmesine niçin "HACC ZİRVESİ" denmiyor? Zekât'ın verileceği sekiz sıfattan biri de "fî sebilillâh" tır. Artık gençlerimiz: "Benim zekâtım niçin Bosna'daki müca hidimizin yarasını sarmıyor, bacımm namusunu korumu yor, yetimin gözyaşlarını bir nebze olsun dindirmiyor?" diye soruyor. O artık, "Belam tipi" nasihatçılara kulak ver miyor. Alper Machador diyor ki: "Garb'm Müslümanlardan korktuğu günlerin gelme yeceğini, beklenmedik bir anda dünyaya tekrar meydan okumak için Müslümanların ansızın ortaya çıkıvermeye- ceklerini kim bilebilir?" "İslâm Alemi" isimli Hristiyan mecmuada Asheia Bowman yazıyor: "Batı dünyasının İslâm'dan korkması gerekir. Bu korku için sebepler vardır. O sebeplerden biri, İslâm'ın Mekke'de zuhur edişinden bu yana Müslümanların adet bakımın-

