Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ali Ramazan Dinç 123 İnsan nimet ve musibeti celbeden (çeken) mıknatıs gi bidir. Ne zaman zâlimlere meylettik, işte o zaman nimetler musibete dönüştü. Rabbimiz buyuruyor: "Bir kavm (millet), güzel hâl ve ahlâk'ı değiştirip bozuncaya kadar şüphesiz Allah (c.c.) onun (hâlini) değiştirip bozmaz" (Râd, 11). "Başımıza her ne musibet geldiyse kendi ellerimizin işleyip, kazandığı (günahlar) yüzündendir." (Şürâ, 30) buyruluyor. "İnsanların kendi ellerinin kazandığı ma'siyetler yü zünden karada, denizde fesat belirdi" (Rum, 41). EbuT-Ali: "Kim yeryüzünde Allah'a asi olmuşsa anar şi çıkarmıştır. Çünkü yerin ve göğün düzeni Allah'a itaat- ladır." demektedir. Ebû Dâvud'un rivâyet ettiği bir Hadis-i Şerif'te: "Mu hakkak ki yeryüzünde yerine getirilen, bir hadd cezası, yeryüzü ehli için kırk sabah onlara yağmur yağdırılma sından daha sevimlidir. Bunun sebebi cezalar uygulandığı zaman insanların bir çoğunun haramlan işlemekten ken dilerini alıkoymalandır. Allah'a isyan olan ameller işlendi ği zaman bu, gökten ve yerden bereketlerin sona ermesine sebep olur." demektedir. Musibetlerin, insanlann kendilerinden kaynaklandığı âyet ve hadislerde bildirilmektedir. Peygamberimiz (s.a.v.): "Fuhuş, zina ve faiz açıktan yapıldığı zaman o memleket halkı belayı yakından bekle sin." buyuruyorlar. Annesiyle, kardeşiyle zina edenler, kızına yönelecek kadar âdileşenler var. Maalesef ülkemizde 850 halk kü tüphanesine karşılık binlerce meyhane ve isyan yuvası mevcut. Tarihte fâiz ve zina belasına mübtelâ olanların acı âkibetlerini görmekteyiz. Şuayb (a.s.)Tn kavmi ticari ahlak sızlık yüzünden toptan helâk oldular (Hûd, 84; A'raf, 91).

