Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K E M Â I. Â T Haram Mal Haramla iştigal edenlerden biri, Sami Ramazanoğlu (k.s)'nu davet eder. Sabah kahvaltısı ikram edilirken çaydanlığın kulpu koparak kaynar su, Üstazımızın ellerine dökülür. Aman Üsta- zım diye telaşa kapılanlara: "Bizim elimizi ateş yakmaz." buyu rarak sofradan kalkarlar. Yahyalı'dan bir amca, Hacı Haşan Efendimiz (k.s)'e bir bak raç bal getirir. Anamız hediyeyi görünce tiksinir. Üstazımız da çam sakızı gibi görür. Amcanm eline bakraç teslim edilir. Biraz yürüdükten sonra amca, "Herhalde balın yerine başka bir şey konmuş." der. Açıp baktığında, boşaltmayı unutmuşlar diye tekrar getirdiğinde, Üstazımız, kabul edemeyeceklerini söyler ler. Gelen hediye meğer, mirası bölüşülmeyen maldan getiril miş. Nefsine yenik düşen zât, "Babası böyle reddetmezdi." di ye şiirler yazar. Hadiseden haberdar olan Kürtoğlu Mehmet Amca, bu tavrın helake götüreceğini izah edince o zât nedamet le şu şiiri söyler: Şemsi yine dillenecek, . Bellenirse bellenecek, Yolun taşı ellenecek, Taşına kurban olduğum. Yeşilhisar içmecesinde Sami Ramazoğlu (k.s)'na, bir kadın, . meyvelerden ikram eder, ayrılır. Meyveye el sürmek isteyenle re, Üstazımız engel olurlar. Bir müddet sonra tapu memuru ge lerek: "Efendim meyveleri getiren hanım, bunları mirası bölün meyen maldan getirdi." der. Haram lokma şöyle dursun, gafletle pişen taamdan da ye mez arifler. Sivaslı İbrahim Hakkı Toprak (k.s) (İhramcı Zâde), bir defa- 100

