Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
r usûl. de bu alemdenim, ben de nasibimi isterim." deyince Hâlik-ı Zülcelâl, Hazreti Âdem'den beri bir melek tarafından kendisi ne vurulan kamçı cezasını kaldırdı.6 Mahşer meydanında terlere batan asilerin: "Bizi bu ter der yasından kurtar da, cehennemine at." diyen kafirlerin hesabı nın tez görülmesi de rahmet olmuştur kafirlere. Efendimiz (s.a.v)'in doğumunda, "Sevbiye" hatunu hürri yetine kavuşturan Ebu Leheb'in, bu şuursuzca hareketinin ne ticesinde bir pazartesi parmağından fışkıran suları emerek, kabrinde rahata ermesi de rahmettendir. "Şefaatim, ümmetimin günahkârları üzerinedir." Hadis-i Şerifi ile bizim gibi günahkârlara rahmettir Efendimiz (s.a.v). "Ben sadece bir rahmet ve hidayet rehberiyim (peygambe riyim)."7 "Ne olur müşriklere beddua edin." denince Efendimiz (s.a.v): "Şüphesiz Ben çok lanet edici olarak gönderilmedim, ancak rahmet edici olarak gönderildim." buyurur. Allah (c.c), rahmeti yüz parça kılmış, doksan dokuzunu kendi yanmda tutup, bir cüzünü yeryüzüne indirmiştir. Bü tün halk, mahlukat, bir cüz sayesinde birbirlerine merhamet ederler. Hatta yavrusunu incitme korkusuyla, kısrağm ayağa kalkması bu rahmetin eseridir.8 Her varlık, Bab-ı Rahman'a koşar. Bizi bağrına basan, ok şayıp öpen, rahmeti ile rahim Mevlâ'nın arındırıp temizleyen Beytullah'a her gün inen yüz yirmi rahmetin; altmışı namaz kılanlara, kırkı tavaf edenlere, yirmisi de nazar edenlere, bu yurulan "Baba Ocağı"na koşarız hep. "Vucûd-u Saadetlerini saran toprağın, Kabe'den, semadan, Beytü'l Mamur'dan, Sidre-i Munteha'dan, Arş-ı Azam'dan da daha kıymetli olan Kabr-i Şeriflerini ziyaretle, Ebu'l-Beşer Rasûlü Ekrem (s.a.v.)'in "Ana kucağı"na atılırız hep. 41

