Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K E M A I. Â T Mevtî irâdî ile ölenler (Nefsin fena arzularını kahredenler): Hz. Mevlânâ, "Cenazemi görünce, el-firâk! el-vedâ! deme. Zira bu an bizim vuslat animizdir. Ölüm başka türlü görünse de, o aslında yeniden doğuştur." diyerek ölümü gülerek karşı lar. Ölüm gününe şeb-i arûs (gerdek gecesi) der. Hz. Ali (r.a): "Dünyadaki ömür ruh için azabdır, ölüm ise ruhun rahatıdır." buyurur. Nebi (s.a.v): "Müminler ölmezler, ancak bir evden öbür eve nakledilirler." "Kabir, ya cennet bah çelerinden bir bahçe veya cehennem çururlarmdan bir çukur dur." buyururlar. İmam Gazâlî (rh.a) rahatsızlanır, muayene için iki doktor gelir, biraz hava alması için dışarı çıkarırlar. Hz. İmam, evinin yanıbaşında bulunan çayırh çimenli, güllük gülistanlık bir bah çeyi farkeder. "Allah Allah! Bu güzelliklerden hayatım boyun ca habersizmişim." diye yakınırken, evden bir tabutun çıktığı nı görür. Ona doğru koşarken doktorlar kollarından tutarlar. "Ya İmam! Bu tabut senin tabutundur. Sen öldün. Şimdi ise cennetlerdesin." derler. Peygamberimiz (s.a.v): "Müminler ölmezler, fâni olan alemden baki olan âleme göç ederler." buyurmuşlardır. İmam Gazali'ye göre ölüm iki şekildedir: 1. Ruh-u hayvânî; ateş, su, hava ve topraktan oluşur. 2. Ruh-u İnsânî; melekî ve latiftir, ölmez ve çürümez. Ruh-u hayvânî yok olunca, ölüm dediğimiz hâdise vukû bulur. Fakat ruh-u insâninin yok olmasıyla, "Sonra O'na dön dürüleceksiniz." ayet-i celilesinde bildirilen, geliş yeri olan me- le-i âlâya, arşa yükselinilir. Sa'd İbni Muâz (rh.a)'ın irtihâlinde Cebrâil (a.s) gelip, "Ya Muhammed (s.a.v)! Bu sâlih kul kimdir ki, ruhunun yükselmesi için semârun kapıları açıldı. Teşrifin den dolayı Arş-ı Rahman titredi." demiştir. Cüneyd Bağdâdî (k.s)'ye melekler, "Rabbm kimdir?" diye 32

