Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ISI.A M I tí $ A R T I. A P I ayetinde, ayakkabılarını çıkar demeden gaye, sûfîlere göre, kalbinden mâsivâyı, Allah'ın muhabbetine engel olacak her şeyi çıkar demektir. Nefsânî ve hayvânî duyguları gönülden silip attığımız an, kalp âyinesine nûr ve tecellîler akseder. Yinedir bu âlem her şey Hakk ile kâim Mirat-ı Muhammedden Allah görünür dâim Efendimiz (s.a.v)'in Mîraç hadisesinde sadr-ı şerifinin yarıldığı yerde bir müddet uyuya kaldım. Kendime geldiğimde şu hallerimi yaşamıştım düşümde, dem aley- hisselâm; bir zellesi, hatası için yüzyıllarca gözyaşı döktü de, biz neden bunca hatalarımıza ağlamıyoruz. Bu münevver yola attığımız adım bizi Hakk'a ulaştırmalı. Hemen hemen bütün gece Kâbe'de idik. Kabe'yi taklîden de olsa önümde Efendimiz (s.a.v), etrâfımda sâdât-ı kirâmla, mürşid-i kâmillerle tavaf etmeye çalıştım. Bu esnada düşüncemiz N. Fazıl Kısakürek'in şu beyti idi: Sonsuzluk kervanı peşinizde ben Uç ayakla seken topal köpeğim Teheccüt ânı buralara âşık dostlar hep kendilerini hatırlatıyordu. Biz de onlar için Kâbe'ye bakarken gözlerimiz yaşarıyor, yüreklerimiz dağlanıyordu. Bu tatlı anda bir Prof, kardeşimiz geldi. Dedim ki ona: "Hacerü'l-Esved'in karşısında namaz kılmak çok hoşuma gidiyor." Mekke ve Medine'nin tar ihini çok iyi bilen bu zât da şunları nakletti bize: "Efendimiz (s.a.v) en çok namazı bu cihette kılarlardı. Çünkü karşı tarafta 233

