Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K [■ M Â L Â T nuda şahsi görüşünüze göre hüküm vermekten sakınınız. Sünnete tabi olunuz. Kim sünnetten ayrılırsa sapıtır." İmam Şafiî; "Rasûl-i Ekrem'den bir hadis rivayet ettiğim halde, o hadisten başka bir hükme varırsam, beni hangi gök yüzü gölgelendirir, hangi yeryüzü beni taşır." İmam-ı Mâlik (r.a): "Sünnetler Nuh'un gemisidir. Kim o gemiye binerse kurtulur. Kim binmezse boğulur." buyurarak sünnete nasıl önem verdiklerini açık bir şekilde ortaya koy muşlardır. İmam-ı Mâlik (r.a), Rasûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.)'e çok büyük hürmet ve muhabbet beslerdi. Medine-i Münevvere içinde daima yaya yürür, hiçbir vakit hayvana binmezdi. Halbuki büyük bir servete maliki; kapısında birçok kıymetli binek hayvanları bulunurdu. Birgün İmam Şafiî, bunun sebe bini sorduğunda şöyle cevap verir: "Bir mübarek belde ki, onun toprakları içinde Fahr-i Kâ- inât (s.a.v.)'ın muhterem cism-i saâdetleri medfun bulun maktadır, ben orada nasıl olur da hayvana binebilirim?" İmam Mâlik Hazretleri, hadis-i şerif rivayet edeceği za man abdest alır, gusleder, temiz elbise giyinir, güzel kokular sürünür, saçına sakalına intizam verir, vakar ve heybetle ye rine oturur, hiçbir şey ile meşgul olmaksızın kemal-i tâzim ile hadis-i şerifi rivayete başlardı. İmam Ahmed bin Hanbel (r.h.a.)'in: "Kim Rasûlullah (s.a.v)'ın hadisini reddederse, o kimsenin helak olmasına ra mak kalmıştır." sözünde ve yukarda geçtiği üzere mezhep imamlarımızın ifadelerinde, İslam'ın ikinci kaynağı olan sün nete riayetlerini müşahade etmekteyiz. Efendimiz (s.a.v.)'i sevmek bizim necâtımızdır. "Sizden biriniz Ben kendisine kendi canından daha sevgili olmadıkça 28

