Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Bayram B ilerim değirmentaşını döndüre döndüre nasırlaştı. Taşıdığım su kaplarının ipleri boynumu kesti. Ne olur bana bir yardımcı ver diyen Fatımatü'z-Zehra (r.an- ha)'ya Efendimiz (s.a.v): "Bu dünyada neşeyle keder bir ara dadır, sabret kızım." telkininde bulundular. "Güldüren de, ağlatan da O'dur."1 Yaratılışımızda mev cut olan gülüp-ağlama sıfatı, bizi halk, eden Rabbimizin: "De ki, Allah'ın ihsanıyla, rahmetiyle, ancak bununla ferahlansm- lar. Bu, onların toplamakta olduklarından (dünya menfaatin den) daha hayırlıdır."2 mesajıyla bildirilir. Malına, mülküne, şanına, şöhretine aldanan Karun'a, kav- mi: "Gururlanıp, şımarma, çünkü Allah (c.c) (dünya ile) şı- maranları sevmez."3 demiştir. Bayram diye tarif edilen sevinç günleri, İslam'da sadece yiyip-içmeden ve kuru kuruya eğlenmeden ibaret değildir. Rasûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v), Abdullah İbni Huzafe'ye kurban bayrammda: "Bu günler yeme, içme ve Allah'ı zikret me günleridir" diyerek Mina'da hacılara duyurulmasını em- 227

