Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K E M Â 1 A T lında, 29 Mayıs Salı sabahı Fatih Sultan Mehmet Han'ın ordu su tarafından biiznillahi Teâlâ fetholunmuştur İstanbul, Os man Gazi'nin Orhan Gazi'ye, "Kuru kavga için değil, Allah içindir gazamız." sözünden ilham alan Süleyman Gazi, Çanak kale Boğazı'nı kırk gençle, bir sal ile geçtikten sonra, gece yarı sı kalenin kapısı önündeki askerlerine, "Buraya gelmemizden gaye, i'layı kelimetullahtır." sözü fethin amacının, yakmak, yıkmak, kan dökmek olmadığmı bildirir. Efendimiz (s.a.v)'in asr-ı saadetinde, 87 seferde ölenlerin sayısı bini bulmamıştır. Bizim inancımızda fetih, saadet, huzur ve medeniyet demektir. Nitekim Fransız şair Güstav Le Bon, Fransa'run sınırlarına kadar gelen Osmanlı ordusunun memle ketlerine girmesine izin verilmemesi üzerine, "Bırakm gelsin ler. Onlar girdikleri yerlere hayat ve medeniyet getirirler." de miştir. Genç, yaşlı demeden kundaktaki çocukları bile acımasızca doğrayan, akıl almaz zulümler yapan alçak Sırplar, üç asır Müslümanlardan gördükleri insanlığı, saadet ve huzuru hiç kimseden görmemişlerdir. Bütün fetihlerde olduğu gibi İstanbul'un fethinde de Fatih Sultan Muhammed Han hazretleri Halikımız (c.c.)'m, "Ve si zinle mukatelede bulununlar ile siz de fîsebilillah mukatelede bulununuz. Fakat haddi aşmayınız. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ öyle mütecâviz olanları sevmez."4 düsturuna riayetle, Bizans halkına düşmanca davranmadı. Ayasofya mabedini hınca hınç dolduran, ayaklarma kapanarak eman dileyen Bizans halkına Fatih Sultan Muhammed Han, "İnancınızda hürsünüz; canı nız, malmız, ırz ve namusunuz teminatım altmdadır. İşinize, gücünüze bakmız." diyerek kendi idarecilerinden görmedikle ri hak ve imtiyaza kavuşmalarmı sağladı. 50 yıla varmayan ömründe iki yüze yakın şehir, on yedi 192

