Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K E M Â I. Â T fırtınalı gönüller durulmuş, 600 küsur yıl devam eden mede niyet böyle kurulmuştur. Yöneticileri; alimlerin atının aya ğından sıçrayan çamuru kendileri için şeref sayan, ariflerin ellerini Öpmekle mutlu olan bir hayattan geliyoruz. Alimle rin, ariflerin horlandığı devre çöküş dönemimizdir. Güneşin batmayacağı kadar geniş topraklarda, değil or duların sefere hazırlanması, hükümdarm kaşının çatılmasıy la bile kötü duygu ve emele kapılanların yola gelmesine se bep olan haysiyet ve vakar bizde idi. Avrupa ülkelerinde 3. kapıda beklemek şöyle dursun, bir yüzbaşısının gelişiyle 21 pare top atan, vakarıyla karşısmdakine çeki düzen verdiren haysiyet bizde idi. Bütün bunların sebebi; ilmi, irfanı bize aşı layan alimlerimizin, âşıklarımızın ve müesseselerimizin bu- lunmasıydı. Mürekkebi vasfedilen ulemamn, ilminin amele dönüşmesine, amelinin halis, muhlis olmasına vesile olan müesseseler vardı. Mücahidâna: "Küçük cihaddan büyük ci hada dönüyoruz." diyerek nefsin ıslahını gözeten anlayış; rengi, dili ayrı ama inancı bir olan çeşitli kavimlerin, aynı gö rüşü paylaşmasalar da fikirlerine saygı duyulan kimselerin sükun içerisinde yaşamalaruun en büyük sebebiydi. "Kayaların ilimle tezyin olduğu medreseler, gönüllerin armdığı dergâhlar." tarihimizin seçkin yönleridirler. Hz. Cü- neyd (k.s)'e üstazının: "Sufi muhaddis değil, muhaddis sufi ol." sözü çok manalıdır. İlim sahibi olmayana Cenâb-ı Hakk velilik vermez. Kitap ve sünnetle tasdik edilmeyenler kera met ehli değil, birer yalancıdırlar.. Sûfinin itikadı ehli sünnet ve'l-cemaat; ameli, mezhep imamlarına uygun; ahlakı, Kur'an olmadıkça, takip edilemez. Sûfi kuru bilgiden uzak, amel ve ihlasıyla seçkin bir kimse olarak, Kuran'ı menfaat karşılığı az bir şeye satmaya kalkışan belam olmadıkça, muteberdir. 172

