Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
68 rım. Kim bana yürüyerek gelirse Ben ona koşarak giderim. Kim bana hiçbir şeyi şirk koşmaksızın arz dolusu hatâ ile kavuşursa, Ben de onu bir o kadar mağfiretle karşılarım.”5 Mevlâmız yardımını bir bedel karşılığı ihsân buyuruyor. “Evet, onlarla savaşın ki, böylelikle Allah, sizin ellerinizle onları cezâlandırıp perîşân etsin; onlara karşı size zafer ihsân etsin ve vaktiyle onlar tarafından işkenceye uğra- mış olan mü’min bir topluluğun yüreklerine su serpsin.”6 Bedir Savaşı’nda mü’minlere melekleriyle, Uhud’da tamâ- men imhâ edilmekten korumakla ve diğer muharebelerde Rabbimiz yardım etti. Selçuklu Sultânı Muhammed Alparslan, 26 Ağustos Cuma günü Malazgirt’te, atından inerek secdeye vardı. “Yâ Rabbi, sana tevekkül ediyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve Senin uğrunda cihâd ediyorum. Yâ Rabbi, niyetim hâlistir. Bana yardım et; sözlerimde hilaf varsa beni kahret!” diye duâ etti. Osmanlı Sultânı Murâd-ı Hüdâvendigâr da Kosova Meydan Muharebesinde “Hepimiz biliriz ki, zafer ancak Allâhü Teâlâ’nın yardımıyla gerçekleşir. Küffâr ordusu bizden fazladır. Fakat Müslüman mücâhid, kâfirden şecaatlidir. Beylerim, paşalarım, hadi göreyim sizi. Bu gece asker evlatlarımı hoşça tutasınız. Onlara, Yüce Allâh’ımıza duâ etmelerini vasiyet edesiniz. Helâlleşesiniz. Ola ki, yarın çoğumuz Cennet’te buluşuruz” diye hitâb etti. Çanakkale’de zafer, Allah Teâlâ’ya candan duâ ve yakarış- larla kazanıldı. Askerimiz bakın ne anlatıyor: “Gönüllerimiz Allâh’a niyaz hâlindeydi. O’nun yardım ve istiânesine sığınmıştık. 5 Müslim, Zikr, 22, 26 6 Tevbe, 9/14.

