Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
65 şu kelimelerle izah eder: “Âzâlarım tamam olsaydı, Allah yolunda kurbân olurdum.” 15 Temmuz gecesi abdest alıp yatsıyı kıldıktan sonra, babasının silâhını alıp “oturma zamânı değil, ülkeyi yüz sene daha geri götürmeye izin vermeyiz” diyerek şehîd olan Prof. Dr İlhan Varank’ın annesi bakınız ne diyor, oğlunu acı dolu yüreğiyle şu şekilde ifâde ediyor: “İlhanımı Şehzadebaşı Camii avlusuna Hafız Osman’ın yanına gömdüler. Hafız Osman’a komşu oldu benim oğlum. Babasının bir dediğini iki etmezdi. Üniversiteyi Balıkesir’de okudu. Bitirdikten sonra Amerika’da burs kazandı ve gitti. Şimdi de tam talebelerini vatanımızda yetiştireceği sırada yavrumu aldılar elimizden.” Yolunda Mevlâ’nın can verenlerin söz ve misâli, bitmez ve tükenmez. Bize düşen, Allah Teâlâ’yı görür gibi tâat yapma yolunu tutmaktır. Ne yapalım ne edelim deyip şaşıracak hiçbir şey yok. Hayâtımızı anlamlandıran şu esaslara dikkat edelim bir ömür: Hacc Sûresi’nin 46. Âyetinin tefsîrinde, dünyâ-âhiret mânen kör olmaktan bahseder. Körlüğün sebebleri: 1- Âzâların Allah Teâlâ’ya isyanda olması. 2- Allah Teâlâ’dan gâfil olmak. 3- Velîlere muhalefette bulunmak. 4- Allah Teâlâ’nın yolunun yerine dünyâyı taleb etmek. Gönül gözlerinin açılmasını temin eden esaslar da şunlardır: 1- İbâdet ve tâatte gayret. 2- Velîlerin sohbeti sâyesinde, Hakk Teâlâ’yı tanımak. 3- Dünyâ ve ehlinden uzak olmak. 4- Allah Teâlâ ile dostluk. 5- Allah Teâlâ’dan başkasından kalben uzaklaşmak.

