Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
61 Namazda kıyam, rükû ve secde, insanın bütün davranış biçimini ifâde eder. Selâmla sonuçlanan namaz, tahiyyesiyle cemiyetin huzur ve bekasını temin eder. Namaz ibâdetin başıdır. Kolsuz ayaksız, gözsüz kulak- sız insan yaşar. Fakat başsız yaşayamaz. Namazda kıyam; îmanda yakîni, ibâdette devâmı, ahlâkda numûne-i imtisâli, örnek olmayı ifâde eder. Emr-i İlâhîde kıyam tam olursa, tebliğ ve dâvette, sevgi ve buğuzda, cihâdın her çeşidinde; cennetin kapısında kar- şılar melekler onu. Nihâyet oraya varıp cennetin kapıları açılınca, bekçileri şöyle derler: “- (Her türlü kederden) selâmet size! (Günah kirinden) tertemizsiniz. Artık ebedî olarak kalmak üzere girin oraya.”1 Kıyam düzgün olursa, cemiyet yaşar asr-ı saâdet hayâtı- nı. “(Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitâb’ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allâh’ı anmak elbette (ibâdetlerin) en büyüğü- dür. Allah yaptıklarınızı bilir.”2 1 Zümer, 39/73. 2 Ankebût, 29/45. Kıyam

