Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
57 Hz. Ebu Hureyre (ra) rivâyet etmiştir, Resûlullâh (sav) şöyle buyurdu: “Allâh’ın kullarından Allâh’a en sevgi- li olanlar: Güneşi ve ayı gözleyenler, Allâh’ın kullarını Allâh’a sevdirenler ve Allâh’ı da kullarına sevdirenlerdir.”6 Dertleri insanlığın kurtuluşudur. Mersin’in Erdemli ilçesinden Ahmet Şahin anlattı: “Boylu boslu olan Sâmî Efendi’yi yirmi sekiz kiloya, bir iskelet hâline dönüştüren, şu iki sebeptir: Biri fâiz, biri de zinâ. İhvânın bu düşük ta- vırları onu bu zâfiyete düşürdü.” Hadîs-i Şeriflerde fâiz: Resûlullâh (sav), Allâh-u Teâlâ’nın, “Sûra üfürülüp grup grup geldiğiniz gün” âyeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Ümmetimden on grup dağınık olarak haşrolur. Allah onları diğer müslümanlardan ayırır... Onlardan bâzısı ayakları yukarıda, başları aşağıda, sürüklene sürüklene götürülür... Baş aşağı götürülenler fâiz yiyenlerdir.” İmam Sadık (ra) şöyle buyurmuştur: “Üç şey Allah hesap görene kadar, azîz ve celîl olan Allâh’ın korumasındadır: “Aslâ zinâ etmeyen kimse, malı aslâ fâize bulaşmayan kimse ve bu iki işte aracılık etmeyen kimse.” “En kötü kazanç fâiz kazancıdır.” “Fâizin yetmiş günahı vardır; en azı insanın annesiyle zinâ etmesidir.” “Allah katında bir dirhem fâiz, Allâh’ın evinde mahrem- leriyle (anne, bacı, kızıyla) yapılan yetmiş zinâdan daha şiddetlidir.” “Fâiz yiyenler, şeytan kendilerini deli etmedikçe dünyâdan çıkmazlar.” “Dînin hükümlerini bilmeden ticârete kalkışan kimse fâiz uçurumuna yuvarlanır.” Üstâz-ı âlîmiz, fâizin de, zinânın da haramlığını fer- yad ü figanlarla anlatırdı. Çünkü Aleyhissalât ü Vesselâm Efendimiz zinâ hakkında şöyle buyuruyor: 6 Beyhakî, es-Sünenü-l-kübra.

