Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
66 Gözlerimden akan yaşlar Muhammed’ in aşkındandır. Muhyiddîn-i Arabî (ks) “Kulun halleri ilâhî isimlerin tecellîsidir. Kul bir bedendir, ona tekâbül eden ilâhî isim ise onun kalbi gibidir.”2 der. Gazzâlî (rh.a), “Kulun mükemmellik ve mutluluğunun, Allâh’ın ahlâkı ile ahlâklanmaya, O’nun isim ve sıfatlarının mânâları ile bezenmeye bağlı olduğunu” ifâde eder. İsm “varlıklara verilen ad”, müsemmâ “adlandırılan varlık” demektir. Dünyâda her bir eser, müessirinin eserleri olduğunu gösterir. Her bir isim, fiil, eser, kâinâtın sahîfelerinde ve satır- larında, kâtibinin imzâsını taşır. Ârifler eşyâda esmâyı, diğerleri gözün merceğine dü- şenleri, ehlüllâh esmâda müsemmâyı müşâhede eder. Lambanın ışığını değil, ışığın kaynağını görür Hakk dost- ları. Akan suyun menbaına bakar. Nîmeti değil, mün’imi, nîmeti bahşeden Hâlik-ı Teâlâ’yı müşâhede eder. Zikrini unutur, mezkûru, zikrettiği Allah Teâlâ’yı bulur. Mecnûn’a sordular Leylâ nic’oldu Leylâ gitdi adı dillerde kaldı Benim gönlüm şimdi bir Leylâ buldu Yürü Leylâ ki ben Mevlâ’yı buldum Leylâ Leylâ derken Allâh’ı buldum 2 el-Fütûhât, I, 41-42.

