Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
61 İrfan ehlinin ilmine, kaynağı Rabbimizin kudret der- yâsı olana, Mevlâ-yı Müteâlimiz Kitâb-ı Kerîm’inde şöyle işâret buyurur: “Şâyet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz katılarak (mürekkep olsa) yine Allâh’ın sözleri (yazmakla) tükenmez. Şüphe yok ki Allah mutlak gâlip ve hikmet sâhibidir.”15 İrfan, Allah Teâlâ’nın izzeti, azameti, yüceliği ve ilmidir. Daha bir geniş anlamıyla, Allah Teâlâ’yı sevip O’na dost olmaktır. Dostluğuyla neşelenip, âşık olmaktır. Yakınlık temin ederek, vâsıl olmaktır. İrfan, îmânın önünden küfrün, âhiretin önünden dün- yânın, Hakk Teâlâ’ya kavuşmaya mânî olan mâsivânın perdesini kaldırmaktır. Şeyh Mustafa Hulûsî: “Ben sivâyı sevmezem Kalbime de koymazam Gayri sevdâ bilmezem Rehberimden dönmezem.” Bâyezid (ks) “Mârifete nasıl eriştin?” diyenlere: “Çıplak beden, giyim kuşama değer vermeme ve açlıkla.” der. 1- Avâmın, halkın mârifeti; ubûdiyet, kul olduğunu bilip, Allâh’a itâat etmek, Rubûbiyet, Cenâb-ı Hakk’ın her zaman her yerde her mahlûka, muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onları terbiye ve tedbîr etmesi, düşmanını tanıma, nefis ve şeytânı bilip ondan uzaklaşma, ibâdet ve tâate meyildir. 2- Has, seçkin kimselerin mârifeti; Allah Teâlâ’nın aza- met ve celâlini, ihsânını ikrâmını ve yardımını bilmektir. 15 Lokmân, 31/27.

