Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
53 Hasan-ı Basrî’nin elinde tevbe eden Habîb-i Acemî, su üstünde yürür. Hocası bunun sebebini sorunca: “Yâ Hasan, sen satır kararttın, ben ise gönül ağarttım” der. İmam Şâfiî; ümmî olan, tahsîli olmayan Şeybân-ı Râî’nin önünde öğrenci gibi oturduğu ve sorular sorduğuna şaşanlara: “O, Hak Teâlâ tarafından ilme mazhardır.” der. Fas’ta yetişen Şeyh Abdülaziz Debbağ (ks) Hazretleri zamânının kutbudur; kemâl mertebesinde büyük bir velî- dir. Okur-yazar değildir. Bu kâmil velî, ilim ehlini şaşırtan, akıllara hayret veren bir ilme ve irfâna sâhiptir. Hanefî fıkıh, hadis ve tefsir bilgini Ahmed b. Mübârek onu, eşi bulunmayan tasarruf sâhibi bir velî olarak anar. Serrâc’a göre Kur’ân’ın, hadîsin ve İslâm’ın da zâhir ve bâtını vardır. Şerîat ilmi bu ikisini de ihtivâ eder. Zâhir de bâtın da şerîattir. “Allah size zâhir ve bâtın nimetlerini bol bol vermiştir.”1 meâlindeki âyet de bu husûsa işâret eder. 1 Lokmân 31/20. Mârifet Okulu

