Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
49 “İki zümrenin fesâdı, halkın fesâdı; salâhı ise, hal- kın salâhıdır” buyurur Efendimiz (sav). Derideki peynirin, tenekedeki zeytinin tâzelik koruma sebebi tuzsa, ümerâ ve ulemâ da halkın îtikâden, amelen ve ahlâken bozulmalarını önleyen en mühim unsurdur. Suyun letâfeti, havanın temiz- leyicilik vasfı, güneşin ışık ve ısı hassası, toprağın verimliliği, nebâtâtın meyvesi, hayvânâtın istifâde edilecek en güzel yönü mesâbesindedir ulemâ. Aklın irfânı, kalbin reyhânı, bilginin hikmetle nakış nakış gönle işlenen mânâ ve sırrıdır ulemâ. Okuduklarını yaşam hâline getiren, hâliyle en güzel numûne olan kimsedir ulemâ. Rahle-i Muhammedî’nin önünde oturan, Arş-ı Âzam’da tedrîsini tamamlayandır ger- çek ulemâ. Sözlerinin sıhhatini, Rûhâniyyet-i Muhammedî ile buluşup halleden bahtiyar zümredir ulemâ. “Aç eteğini” buyurup, topladığında unutmak vâki olmayan kimsedir ulemâ. Sâdece “Elif” demesiyle, zâhirî ve bâtınî bütün ilimlere mazhar olandır ulemâ. Sözünün lezzetini, fem-i yârında, mübârek tükürüğünde bulandır ulemâ. Âlimler Meclisi

