Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
102 / Hozret-i Yûsuf -------------------------------------------------------------- memur et Çünkü ben onları iyice korumağa mukte dir ve bütün tasarruf şekillerini iyi bilirim.” dedi. İşte biz böylece Yûsuf’a orada böyle bir kudret ve (şeref) verdik. O nereyi isterse orada konaklardı. Biz rahmetimizi kime dilersek ona nasip ederiz. İyi hareket edenlerin mükâfatını zâyî etmeyiz, îmân edip de takvaya devam edenlere hâs olan âhiret mükâfatı ise elbette daha hayırlıdır.” Yûsuf -aleyhisselâm-, zindandakilere vedâ esna sında şöyle dua etmişti: “Allah’ım sâlihlerin kalblerini onlara meyil ettir ve dostlarının haberlerini onlardan gizleme.” Bu dua bereketiyle dışarda bir hâdise olsa daha in sanlar duymadan onlar duyardı. Yûsuf -aleyhisselâm- zindandan çıkarken kapısına şunu yazdı: “Burası belâlar menzili, diriler kabri, düşmanların şamata yeri, dostların imtihan mahallidir.” Gusledip yeni elbiselerini giydi. Yûsuf, Melikin hu- zûruna girince: “Allah'ım! Bundan gelecek hayırdan evvel ve ziyâ de senden hayır beklerim. Bunun şerrinden senin izzet ve kudretine sığınırım.” dedi. Sonra ona selam verip ibrânî lisânıyla dua etti. Yû suf yetmişiki lisanla konuşurdu. Melik Yûsuf’un bu du asını anlamadı:

