Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
42 / Hazret-i Yûsuf ---------------------------------------------------------------- 1^1 p^i ^ Up 35 jıi <(|A^ ÛjjLv2j ta ^^ tjti^Jl aDI J 16 -18. “Akşam olunca ağlaya ağlaya babaları na geldiler. “Ey babamız!” dediler. “Hakîkaten biz gittik. Yarış edecektik. Yûsuf’u da eşyamızın yanın da bırakmıştık. Bir de ne görelim? Onu kurt yemiş. Biz doğru söyleyenlerden olsak da, biliyoruz ki sen bize inanıcı değilsin.” Bir de üstüne yalan bir kan bulaştırılmış olan gömleğini getirdiler. Yâkub -aley- hisselâm- dedi ki: Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böy le büyük bir işe sürüklemiş. Artık bana düşen güzel bir sabırdır. Sizin anlatmakta olduğunuz şeye karşı yardımına sığınılacak ancak Allah’tır.” Rivâyete göre Yâkub -aleyhisselâm- oğlunun bu haberini işitince feryada başladı. Onun gömleğini istedi. Bunu yüzüne gözüne sürüp ağladı. Hatta yüzü gömle ğin kanından kıpkırmızı olmuştu. Dedi ki: “Bu güne ka dar, bu kurt kadar yavaş huylu bir kurt görmedim. Oğlu mu yemiş de sırtındaki gömleğini yırtmamış!” Kocasıyla kavga eden bir kadın ağlayarak gelip Kadı Şüreyh’a mürâcaat etti. Şâ’bî ona dedi ki: - Ya Ebâ Ümeyye! Bu kadının mazlum olduğunu zannediyorum. Görmüyor musun ki ağlıyor. Şüreyh de di ki: - Yûsuf’un kardeşleri de zâlim oldukları halde ağ-

