Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
140 / Hazref-i Yûsuf - dür. Allah sizin anlatmakta olduğunuzun mâhiyetini çok iyi bilendir.” Tasın Bünyâmin’in yükünde çıkması üzerine utana rak başlarını eğdiler. Kendilerini tebrie (temize çıkar mak) için dediler ki: - Bünyâmin’de hırsızlık olması şaşılacak bir şey değildir. Çünkü evvelce kardeşinde de bu fiil vâkî ol muştu. Yusuf’u kastettiler. Rivâyete göre Yusuf’a isnat edilen hırsızlık fiili şu dur. Yûsuf’un dedesinin (Anasının babasının) bir putu vardı. O zaman Dımaşk kasabası yanında Neccâran’da puta ibâdet edilirdi. Yûsuf’un anası Râhil Yûsuf’a dedi ki; Bu putu al ve parçala. Kır da puta ibâdet terk edil miş olsun. Yûsuf da bu putu parçalayıp mezbele içinde ki yola attı. Yûsuf o zaman küçük çocuk idi. Diğer bir rivâyete göre ise: İbrahim -aleyhisselâm-’ın bir kuşağı miras olarak oğlu İshak -aleyhişselâm-’a, ondan da Yûsuf’un halası na kalmıştı. Yûsuf'un validesi Râhil vefat edince halası ona muhabbetinden dolayı yanına almıştı. Yûsuf'a sev gisi öylesine artmıştı ki Yûsuf olmadan duramıyordu. Fakat ihtiyarlayıp Yûsuf’a bakamayacak hale gelince babası Yûsuf'u almak istedi. Kadıncağız İshak’tan ka lan kuşağı Yûsuf’un beline, elbisesinin içine sardı. Yû suf da uyuyordu. Sonra “İshak’ın kuşağını kaybettim.” dedi. "Bakın bakalım nerede bulacaksınız?" Aradılar Yûsuf un beline sarılmış olarak buldular. Dedi ki:

