Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
138 / Hazreî-i Yûsuf -------------------------------------------------------------- - Evet, dediler. Yûsuf da, yüklerini en güzel zahirelerle doldurup tamamladıktan sonra sefere çıkmalarını emretti. Yûsuf kendini Bünyâmin’e tanıttıktan sonra ona de di ki: - Ben seni yanımda alıkoyacağım. Bilirsin ki baba mın bana gam ve kederi vardır. Eğer seni de burada alıkorsam kederi ziyâdeleşecektir. Fakat bir an evvel ona kavuşabilmemiz için böyle yapmaklığımız lâzımdır. Ben seni burada alıkoymak için bir tedbir düşüneceğim. Bünyâmin de: - Kederlenmem yap, dedi. Yûsuf da Melîk’in su kabını Bünyâmin’in yüküne koydurdu. Sonra münâdî onları çağırıp durdurunca Yû suf başlarında durarak birer birer yüklerini aradı ve ara maya da en büyük kardeşlerinden başladı. Sonra sıra sıyla Bünyâmin’e geldiler. Yûsuf: Onun böyle bir şeyi alacağını zannetmiyo rum, dedi. Onlar da: - Bununkini de arayacağız, belki bunda çıkar hem rehin alırsak da bu diğerlerinden daha güzeldir, dediler. Bünyâmin’in de yükünü arayınca onunkinden çıktı. Kardeşlerinin boyunları bükülüp, sesleri kesildi. Hiç iti raz edemeden onu Yûsuf’a teslim ettiler. Onu lisanlarıy la azarlayıp hakâret ettiler: - Ne bu Râhil’in oğullarından çektiğimiz, dediler. Bünyâmin:

