Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
------------------- :-------------------------- Bünyâmin'in Alıkonması / 137 70 - 76. “Vaktâ ki (Yûsuf) onların zahire yükleri ni hazırladı. Su kabını öz kardeşinin yükü içine koy du. Sonra bir münâdî şöyle bağırdı: - Ey kâfile! Durun! Siz şeksiz şüphesiz hırsız larsınız! (Yâkub’un oğulları) onlara dönerek: “Ne kaybet tiniz?” dediler. Onlar da: - Melikin su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü var, ben de buna kefilim, dedi. Yâkub’un oğulları: “Allah Allah! Hüviyetimizi, ahlâkımızı siz de öğrenmişsinizdir. Biz buraya an- dolsun ki fesat çıkarmak İçin gelmedik.” Şimdi, de diler, eğer yalancı iseniz çalanın cezâsı nedir? - Onun cezâsı yükünde hırsızlık malı bulunan kimsenin kendisidir. İşte o kimse bunun cezasıdır. Biz memleketimizde zâlimleri (hırsızları) böyle cezâ- landırırız, dediler. Bunun üzerine Yûsuf, kardeşinin kabından ev vel onların kaplarını aramaya başladı. Nihayet onu kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yûsuf için böyle bir tedbir kullandık. Yoksa o pâdişâhın dînine göre kardeşini esir olarak tutabilecek değildi. Me ğer ki Allah’ın irâdesi ola. Biz kimi dilersek onu ni ce derecelere yükseltiriz. Her İlim sâhibinin üstün de daha iyi bilen vardır.” Yûsuf -aleyhisselâm- kardeşlerine dedi ki: - Siz babanıza süratle dönmek ister misiniz?

