Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
120 / Hazret-Î Yûsuf Yâkub -aleyhisselâm-: - Ey oğullarım! Bana Mısır’da âdil bir hükümdarın hüküm sürmeye başladığı haberi geldi. Ona gidiniz, benden selâm söyleyiniz. O sizin ihtiyacınızı yerine ge tirir, dedi. Ve on evlâdını Mısır’a gönderdi.65 65. Rûhu'l-Beyân 2/184 66. Rûhu'l-Beyân 2/185 Yâkub’un Yûsuf’a kavuşma günleri yaklaşınca hâli firkatten vuslata inkılap etti. Elem gitti rahatlık geldi. Al lah, halkı kıtlık belâsına duçar etti ki Yâkub’un oğulları Mısır’a gidip erzak istesinler diye. Yâkub da o günleri bekliyordu. Mısır ile Kenan arası sekiz merhale idi. Fa kat Allah teâlâ Yûsuf’un yerini Yâkub’tan gizledi. Allah indinde belirlenmiş vakit tamam oluncaya kadar da Yû suf’un bunu izhâr etmesine izin vermedi. Bu sebeple Mısır’a Yûsuf’un yanına geldiler. Yûsuf kardeşlerini ta nıdı, fakat onlar onu tanımadılar. İbn-i Abbas rivâyetine göre Yûsuf’u kuyuya attıkla rından o güne kadar kırk sene geçmişti. Bu müddet zar fında birbirlerini hiç görmemişlerdi.66 Rivâyete göre Yûsuf -aleyhisselâm-'ın huzûruna bi- râderi gelince aralarında şöyle konuşma geçti: - Siz kimsiniz? İşiniz ne? Casus olmayasınız? - Maazallah! Biz bir babanın oğullarıyız. Babamız ihtiyar bir zâttır. Çok sâdıktır. Peygamberlerden biridir. İsmi Yâkub’tur.

