Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hazîne Nâzın Oluşu / 119 Vaktâ ki Yûsuf onların zâhire yüklerini hazırladı, dedi ki: “Bana baba bir erkek kardeşinizi de getirin. Görmüyor musunuz size tam ölçek veriyorum. Ben misâfirperverlerin haytrlısıyım. Eğer onu bana getir mezseniz artık benim yanımda size hiç bir kile yok. Bana yaklaşmayın!” dedi. Kardeşleri de dediler ki: “Onu babasından iste meye çalışırız ve her halde bunu yaparız.” Yûsuf kardeşlerine sermâyelerini yüklerinin içi ne koyuverin, olur ki ailelerine avdet ettikleri zaman bunun farkına varırlar da belki yine buraya döner ler, demişti.” Rivâyet olunduğuna göre Şam diyarına kıtlık ârız olunca Yâkub -aleyhisselâm- oğullarını toplayıp dedi ki: - Ey oğullarım! İçine düştüğünüz kıtlığı görmüyor musunuz? Oğulları: - Görüyoruz ey babamız, fakat bizim suçumuz ne dir? Yâkub: - Mısır’a gidiniz, Mısır Azîz’inden yiyecek satın alı nız. Oğulları: - Ey Allah’ın Peygamberi! Bizi Firavunlar diyârına göndermeye gönlün nasıl râzı oluyor? Sen ki onların bi ze düşmanlıklarını bilirsin. Biz de onlardan gelecek şer- den hiçbir zaman emin olamayız. Mısır diyârı ise orada ki zâlim sultanlar sebebiyle “Cebbarlar diyârı” diye yâd olunur, dediler.

