Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hazîne Nâzın Oluşu /İli Yûsuf Züleyhâ’ya ziyâdece muhabbet etmeye baş ladı. Bu sıralarda Züleyhâ'nın ilk sevgi ve aşkı tahavvül edip kararı kalmadı. Allah celle celâlühü, Züleyhâ’nın mecâzî aşkını ha kîkî aşka tebdîl eyleyip ibâdet ve tâate bir meyil verdi. Bir gün Yûsuf ondan murâd almak istedikde Züleyhâ on dan kaçtı, Yûsuf arkasından yakalayıp gömleğini yırttı. Züleyhâ da: "Ben de senin gömleğini arkadan yırt- mıştım. Şimdi ödeştik.” dedi. İşte Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sel- iem- Efendimiz: ^ J^ c2 p Ji tei > ’¿A "Kim bir kardeşini bir günahla kınarsa onu işleme dikçe ölmez." buyurmuşlardır. Yûsuf cevahirle süslenmiş köşke Züleyhâ'yı kendi eliyle oturttu ve ona ikramda bulundu. Onun için ey ince idrâk sâhibi! Bak ki dünyanın alâ yişi onları Allah'ı zikirden alı koymam ıştır. Onun için sen de âzâ ve cevârihini Allah’ın hizmetinde kullanmalısın. Burada ehl-i işârete göre: Kalb Yûsuf’u ruh melikine, beni cesed âleminin ha zînelerine mutasarrıf kıl, dedi. Allah cesedin zâhirî ve bâ- tınî bütün âzası üzerinde tecellî eder. Onun kahrı bir nî- met lütfü başka bir nimettir. Görme nîmeti vardır. Kul bu nu Allah'ın âyetlerini ve ince sıfatlarını görmekte kullanır sa lütfa nâil olur, bundan göz de istifâde eder, kendisi de.

