Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
110/ Hazret-i Yûsuf -Allah seni tebrîk ediyor, sen kuyuda iken vahy et tiklerimden birisi de budur, diyor, dediler. Yûsuf dedi: - Bana in’am ve İhsan eden ve erhamü'r-râhimîn olan Allah'a nihâyetsiz hamd ü senalar olsun. Sonra ¡1- ticâ etti: - İlâhî! Üzerimdeki nîmetini tamamlamanı, bana Yâkub’un yüzünü göstermeni, beni de ona göstermek le onun gözlerini rûşen kılmanı, kardeşlerimin benimle görüşme yollarını açmanı senden dilerim Rabbim! Sen duâyı kabul edensin. Sen her şeye kâdirsin! Züleyhâ, halvet odasının hazırlanması için haber gönderdi. Câriyeleri onu birbirinden güzel ziynetlerle karşıladılar. Züleyhâ onlarla ziynetlendi. Gece olunca Yûsuf geldi. Züleyhâ’ya: - Murâdının bu şekilde olması daha hayırlı değil mi, dedi. Züleyhâ cevap verdi: - Ey Sıddîk! Beni kınama! Ben güzel bir kadın idim, dünyanın bütün nimetlerine nâil idim. Fakat zevcim ın- nîn idi. Bana gelmedi. Ben de seni o güzelliğinle görün ce nefsim galebe etti, dedi.59 59. Rûhu’1 - Beyân 2/182 Henüz bekâretini muhâfaza eden Züleyhâ ile Yûsuf izdivaç eyledi. Züleyhâ Yûsuf’a bir batında iki oğul verdi. Birisi Efrâyim ve diğeri Mişâ. Bunların ikisi güneş gibi, ay gibi güzel idiler. Allah teâlâ onların güzelliğiyle yedi kat gökteki meleklere karşı mübâhât eyledi yani öğündü.

