Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
102 / Yûnus Sûresi ve Hûd Sûreleri Tefsiri---------------------------------- “İnsana, canına dokunan bir sıkıntıdan sonra bir nimet tattırdığımız vakit, hastalıkdan sonra sıhhat, yoklukdan, darlıkdan sonra varlık, sıkıntıdan sonra ferahlık tattırdğımız zaman” meâlindeki âyet-i celîlede Cenâb-ı Hak, kullarına nimet tattırmayı zat-ı kerimine, zararlaraduçâr olmayı ise zât-ı celîline değil, insanın nef sine izâfe etmiştir. Şu sebebden ki Cenâb-ı Hak kullarını îkaz ile murâd-ı sübhânîsinin ilk maksadının kullarına hayır ulaşdırmak, kendi lütfundan nimetler ulaşdırmak olduğunu beyan buyurmuş, kula şerrin dokunması ise ancak kulun nefsinin şumluğundan ve halinin fesadından dolayı mücazat ve intikam olarak geldiğini beyan eyle miştir. Diğer âyet-i celîlede: lÎLlvîi ^j 4JJI (jAj q-4 ¿LL/’i L4 ^v^dl.»uı ¿z^ “Sana gelen bir güzellik, bil ki Allah’dandır. Sana gelen bir kötülük ise, bil ki nefsindendir.” buyurul- muştur.35 Bilesin ki, nimet geldiğinde ferahlanıp nimet vereni unutmak gâfillere mahsus bir ferahlanmadır. Çünkü Cenâb-ı Hak Azze ve Celle lîzâtihî mahbub- dur, in'am ve ihsanından dolayı değil, onun nimetleri de kendi katında mahbub olduğu için mahbubdur, O’nu ve in'amlarını O’nu sevdiğimiz için severiz. Hadİs-i şerifde vârid olmuştur ki: 35. Nisa Sûresi: 79

