Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
------------------------------------------------------- Hz. Musa ve Firavn / 67 beraber insanlardan birçoğu bizim âyetlerimizden son derece gafildirler. Halbuki biz, İsrâiloğullahnı çok güzel bir yurda yerleşdirmiş, onlara en temiz nimetlerden nzıklar vermiştik. Kendilerine ilim19 gelinceye kadar ihtilafa düşmediler, Rabbin, onların kendi aralarında ihtilaf etmekde oldukları şeyler hakkında kıyamet gününde muhakkak ki hükmünü verecektir.” 19. Yani Tevrat gelinceye kadar ihtilaf etmediler. Tevrat'ı okuyup, orada ah- kam-ı ilâhîyeyi ve Hazret-i Muhammed -aleyhi's-salâtü ve’s-selâm-’ın . haberini ve sıdk-ı nübüvvetini görünce aralarında ihtilafa düştüler. Bey- zâvî Fahr-i Râzî’nin beyânı veçhile Benî Isrâil, Fir’avn’ın zulmünden sâlim olarak Mısır'dan çıktıklarını Fir’avn haber alınca hemen vakit fevt etmeksizin arkalarına düşüp takibe başladılar. Çünkü Mûsâ -aleyhisselam-’ın duâsı eseri Benî İsrâil'in halâsı, Fir'avn’ın helaki zamanı gelince, Fir’avn’ın gafil olduğu bir zamanda Cenâb-ı Hak, Benî İsrâil’in Mısır’dan çıkmaları için emretti. Onlar da emre imtisâlen çıkıp denize yaklaştıklarında Fir’avn arkadan çattı. Benî İsrail, telâşa düştüler ve Mûsâ -aley- hisselâm-'a: . - “Arkamızda düşman, Önümüzde deniz, nereye gideceğiz?” dediler. Mûsâ -aleyhisselâm-: - “Denize gideceğiz,” demesiyle emr-i İlâhî üzerine asâsını denize vurunca denizden Benî isrâil’in oniki ka bilesine oniki yol açıldı. Benî İsrail o yollardan selametle geçdiler. Fir’avn bu hali görünce, Mûsâ-aleyhisselâm-’ın

