Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Şuayb Aleyhisselâm ve Medyen / 161 “Rabbinizden mağfiret dileyin. Sonra O’na tevbe ile rucû edin. Çünkü Rabbim çok esirgeyendir, çok sevendin yani vedûddur.” Dediler ki, “Ey Şuayb, biz senin söylemekde olduklarından bir çoğunu iyice anlamıyoruz. Seni de içimizde cidden zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasa idi muhakkak ki seni bu memleketten taş layarak kovardık. Sen bizden üstün bir şeref sahibi değilsin ki.” Şuayb, “Ey kavmim!” dedi, “size göre benim ka bilem mi Allah’dan daha şerefli ve kuvvetlidir ki O’nu tutup arkanıza atılmış değersiz bir şey ittihaz ettiniz? Benim Rabbim siz ne yaparsanız hepsini çepeçevre kuşatıcıdır, ihata edicidir.” “Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de vazifemi yapıcıyım. Yakında bileceksiniz ki indiğini rüsvay edecek azab kime gelecektir ve yalancının tâ kendisi kimdir? Artık o azabı gözetleyin, ben de sizinle berâber onu gözetliyorum.” Vaktâ ki azâb emrimiz geldi, Şuayb’i ve maiyye- tindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmet olarak kurtardık. Zulmedenleri ise korkunç bir sayha yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar. Sanki onlar orada hiç oturmamışlardı. Haberi niz olsun ki Semûd kavmi rahmet-i ilâhîyyeden nasıl uzaklaşdıysa Medyen kavmine de öylece uzaklık, mahrûmiyyet verildi.”

