Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ibrahim ve Lût Aleyhimesselâm / 153 ku hissetti. Onlar: “korkma” dediler, “Çünkü biz Lût kavmine gönderildik.” (İbrahim’in) karısı (hizmet için) ayakda idi. Bu söz üzerine güldü. Biz de ona İshak’ı, İshak’ın ardından da (torunu) Ya’kub’u müjdeledik. (Kadın) “Vay, dedi. Kendim bir kocakarı, şu ko cam da bir ihtiyar iken, ben mi doğuracak mışım? Bu cidden pek şaşılacak bir şey!” Elçi melekler, “Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? Ey ehl-i Beyt, Allah’ın rahmeti, bereketleri sizin üze- rinizdedir. Şüphe yok ki o, halis hamde layık yegâne ma’bud ve hayr u ihsanı çok olandır” dediler. İbrâhim’den o korku gidince kendisine bir ferah lık geldi. Şimdi o, Lût kavmi hakkında adeta bizimle mübahase ediyordu. Çünkü İbrâhim cidden yumuşak huylu, yüreği yanık, ve kendisini tamamen Allah’a vermiş bir nebî idi. “Ey İbrahim” dediler, “Sen mübahaseden vazgeç. Zira hakikat şudur ki Rabbinin emri gelmiştir. Onlara artık geri çevrilmeyecek bir azab gelip çatacaktır.” Elçilerimiz Lût’a geldikleri vakit de o bunlar yü zünden kaygıya düştü, bunlar yüzünden göğsü da raldı ve: “Bugün çetin bir gündür” dedi. Kavmi ona doğru koşarak geldiler. Onlar daha evvelden kötülükleri işlemeye alışmış kimselerdi.

