Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
10 / Hazret-i Osman Bu garip sözleri duyunca merak edip, bu zâtın kim ol duğunu sordum. “Abdullah'ın oğlu Muhammed’dir"dediler. “O Allah tarafından resul olarak gelmiştir, O’nun emirlerini bildirir, insanları hak dine çağırır, yüzü nur ve rir, dînine giren kurtulur, ona yakın olan felâh bulur”. Bu sözler bana çok te'sir etti. Yalnız bir yerde Haz ret-! Ebû Bekir de: “Yâ Osman! Vay sana! Hak dîn, gün gibi âşikâr iken, sen kavminin kuruyacak elleri ile yaptığı taşlara, putlara na sıl tapıyorsun? Görmeyen, işitmeyen, hiç kimseye faydası ve zararı dokunmayan taşlar ilâh olur mu?” dedi. ‘‘Olmaz’’ dedim. “Öyle ise gel seni Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına götüreyim, müslüman ol” dedi. O sırada da Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- yanında Hazret-i Ali olduğu halde karşıdan göründüler. Hazret-i Ebû Bekir onları karşıladı. Resûl-i Ekrem yanı mıza gelip: - “Yâ Osman seni Allah’a ve cennete çağırıyorum. Ben Allah Teâlâ’nın sana ve bütün insanlara gönderdi ği peygamberiyim’’ buyurdular. Onun mübârek sözlerini duyunca kalbim imân nûru ile doldu. Düşünmeden ve duraklamadan kelime-i şe- hâdeti söyledim. Aradan çok zaman geçmeden kerime leri Rukayye’yi bana verdi. Teyzem müslüman olduğu mu duyunca sevinerek beni tebrike geldi.3 3. Menâkıb-i Cihar yâr-i Güzîn.

