Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
islâmiyyeti Kâbûlü / 9 en münâsib ve herkesçe makbul bir simâsı idi. Ku- reyş’in her türlü hayır ve şerrini en iyi bilendi. Her han gi bir iş zuhûrunda Kureyş’in ileri gelenleri İlmi, tecrübe si, hüsn-i mücâleseti sebebiyle ona gelirler ve istişâre ederlerdi. Hazret-i Ebû Bekir de onların müşkilterini hal lederdi. Osman ibn Aftan, Zübeyr ibn el-Avvam ve Talha ibn Ubeydullah ve emsâli Hazret-i Ebû Bekir -radıyalla- hu anh-’ın delâletiyle müslüman oldular. Hazret-i Ebû Bekir onları Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- ’e götürürken Rasûlullah onlara karşı çıkageldi, İslam’ı arz etti, onlara Kur’an okudu, islâmiyyetin hakkaniyye- tini haber verdi. Onlar da îmân ettiler.2 & Hazret-i Osman -radıyailahu anh-müslüman oluşu nu şöyle hikâye eder: İslâma girmeden önce bir gün Kureyş’in ileri gelen leri ile oturuyordum. Hazret-i Muhammed’in kızı Rukay- ye’yi Utbe’ye verdiği haberi geldi. “Ben niçin isteme dim?” diye çok üzüldüm. Üzüntülü bir halde eve geldim. Anam, teyzem ve bazı akrabalarımız bizim evde idiler. Birini medhediyorlardı. “Teyzeciğim bu methetti ğiniz fimdir?” dedim. Bana: “O, yüzü güzel, konuşması tatlı bir kimsedir. Allah Teâlâ onu bize hak dine, doğru yola çağırmak için gön dermiştir. O, Furkan ile gelmiştir. Ona tabî ol, putlara tapma!” dedi. . 2. Üsdü'l-ğâbe, 3/585

