Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
48 / Hazret-İ Osman - Şu halde vallahi ben de seninle hiçbir madde üzerin de sulh olmam, dedi. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-: - "Haydi bunu bana bağışlayıp imza et!" buyurdu. Süheyl: - Ben bunu sana bırakmayı asla kabûl edemem, di ye reddetti. Resûl-i Ekrem: - ‘‘Hayır bu işi hatırım için yap/"buyurdu. Süheyl ıs rar edip: - Asla yapamam, dedi. Mikrez ibn Hafs ki, bu da Kureyş murahhası idi. O da Resûl-i Ekrem’e hitaben: - Haydi bunu sana tecvîz ettik, dediyse de imzâya salâhiyetli olan Süheyl muvâfakat etmedi. Bu sırada Ebû Cendel babasının inadından ye'se düşerek; - Ey cemaat-i müslimîn ! Müslüman olarak geldiğim halde şimdi ben müşriklere mi iade olunuyorum? Benim uğradığım şu felâketi görmüyor musunuz? diye haykır dı. Hakikaten Ebû Cendel, Allah yolunda Kureyş'in en şiddetli işkencesine uğramıştı. İbn-i İshak: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel- lem-’in: - "Yâ Ebâ Cendel, sabret! Allah’dan ümid var ol! Biz müslümanlar mağdûr ve mağlûb olmayız. Allah Teâlâ yakında sana da halâs yolu bahşedecekdir" buyurdu ğunu kaydeder.

