Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hudeybiye Musâlehası / 47 küm ve imza ettiği bir musâlehanâmedir,” suretinde te- karrur edip yazıldıktan sonra Resûl-i Ekrem muâhede- nâme şerâitine istinâden Süheyl bin Amr’a: - "Siz bize müsâade ediniz de Beyt-i Şerifi tavaf edelim" buyurdu. Süheyl bu teklife de itiraz ederek: - Vallahi sizi Beyt’i tavafa bırakamayız. Çünkü Arab milleti “Cebren ve kahren istilâ olunduk,” diye aramızda dedikodu eder. Şu kadar ki, bu tahliye keyfiyyeti gele cek seneden itibâren başlasın, dedi. Ve bu suretle ka bul olunarak Hazret-i Ali yazdı. Şimdi Süheyl bin Amr şöyle bir madde teklif etti: - Sana bizden bir erkek gelirse o gelen kimse senin dîninde olsa bile onu bize geri vereceksin! Bu teklife müslümanlar hayret ederek: - Sübhânellahl İslâm câmiasına ilticâ eden bir müs- lüman müşriklere nasıl iâde olunur, dediler. Onlar bu halde iken Süheyl bin Amr’ın oğlu Ebû Cendel, ayakla rı bağlı seke seke geldi. Ebû Cendel, müslüman olmuş ve bu yüzden habsolunmuştu. Bu sırada Mekke’deki habsinden kaçmış ve türlü müşkilât ile gelip nihayet kendisini müslümanlar arasına atmıştı. Bunun üzerine Süheyl: - 'işte yâ Muhammedi Sana karşı imzâ edeceğim musâlehanâmenin birinci maddesine tevfikan bunu ba na geri vermelisin! dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sel- lem-: - "Biz musâlehanâmeyi henüz imzâ etmedik." bu yurdu. Süheyl:

