Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Misver ve Mervan Hadîsi / 41 - “Ey Muhammedi Sen kavmini istîsâl (toptan he- lâk) ettiğini farz edersek, bana söyler misin ki, senden evvel arablardan kendi kavmini toptan helâk eden bir kimse var mıdır? Ya mesele diğer şekilde zuhûr eder se, Kureyş'in size ne fena muâmele edecekleri size giz li değildir. Vallahi ben aranızda eşraf ve a’yândan bazı kimseler görüyorum. Bu muhakkak olmakla beraber yi ne ben bir takım kabilelerden toplanmış kimseler de gö rüyorum ki, bunlar harb sırasında kaçıp seni yalnız bı rakabilecek kabiliyyettedirler” dedi. Ebû Bekir -radıyallahu anh- Urve’nin Ashâb-ı Ne biyi firâr ile ittihâmına dayanamayarak Urve'ye: - Haydi sen Lâfın kıçını yala! Biz mi Rasûlullah'ı yalnız bırakıp firâr edeceğiz? Hâşâ! diye sebb ü reddet ti. Urve: - Bu da kimdir? diye sordu. Ashab: - Ebû Bekir, dediler. Urve: - Ah Ebû Bekir! Hayatım yed-i kudretinde olana ye min ederim ki, eğer üzerimizde -henüz mukabele edip ödeyemediğim bir minnet ü ihsânın olmasaydı elbette ben de sana cevab verirdim, diye mukabele etti.21 21. Zührî'den gelen bîr rivayete göre Ebû Bekir -radıyallahu anh-'in ■ Urve üzerindeki minneti şuydu: Bir diyet meselesinden dolayı Urve borçlandığında Ebûbekir -radıyallahu anh- ona mühim bir Râvî diyor ki, Urve, Nebi -sallallahu aleyhi ve sel- lem-’e söz söylemeğe devam etti. Ve esnâ-yı mükâle- mede arab âdeti üzere her söz söyledikçe eliyle Rasû- lullah’ın mübârek sakalını okşayarak mülâtafede bulu-

